Rektör Gönüllü ADYÜ FM’de 7 Yılını Değerlendirdi

19.3.2019 16:39:55
Rektör Gönüllü ADYÜ FM’de 7 Yılını Değerlendirdi
Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Talha Gönüllü, Adıyaman Üniversitesi Radyosu'nda Hakan Çalışkan’ın sunuculuğunu yaptığı 25. Kare adlı radyo programına konuk oldu.

Rektör olarak atandığı 2011 Mayıs ayından 2019 yılına kadar, Adıyaman Üniversitesinin gelişimini, değişimini, yürütülen projelerini, kalite standartlarını, büyüme oranlarını ve eğitim-öğretim imkanlarını değerlendiren Gönüllü, önemli açıklamalarda bulundu.

-“KALİTEDEN ÖDÜN VERMEDİK"

Adıyaman Üniversitesi olarak kaliteden ödün veremeyeceklerinin altını çizen Gönüllü, ISO 9001 Kalite Belgesi'ne sahip 12 üniversite arasında olmanın gururunu yaşadıklarını söyledi.

Gönüllü, kalite politikası deyince ISO 9001 kalite belgesini ifade ettiğini ve ürün bazlı bir belge olduğunu belireterek, şunları kaydetti:

''Ürün bazen hizmet olur bazen de ürün olur. Bizler gibi hizmet sektörü olan kuruluşların ortaya koyduğu eğitim-öğretim ve işleyişle ilgili yapılması gereken işlerin veya hizmetlerin kaliteli bir hale getirilmesi, bu hizmetlerin belli bir devamlılığının olması ve sürekli iyileştirilmesi, ayrıca şeffaf olması, kıyaslanabilir ve görüntülenebilir olması gerekmektedir. Kurumun gelişmesini takip etme bakımından, üniversitenin belli bir rotaya oturduğunu görebilme bakımından bu kriterler çok önemli. Göreve başlar başlamaz tüm mevzuatı, yönergeleri oluşturmaya gayret ettik. Önümüzde çok bakir bir durum söz konusuydu. Yapılması gereken çok iş vardı. Yılmadan, bıkmadan, usanmadan çalıştık. Bizden önce 2000 yılının başı gibi Sakarya Üniversitesi ISO 9000 belgesi alabilmek için bir süreç başlatmıştı. Bu belgeyi bizden önce almaya hak kazanan 3 üniversitenin ardından 4. üniversite biz olduk. İç denetçiler için çeşitli eğitimler aldırdık, kalite rehberi oluşturduk, hedefler koyduk. 2012 yılı başlarında başlamıştık, 2012 sonuna doğru bir özel firmadan ISO 9001 belgesi aldık. Ancak özel firmadan aldığımız bu belgeyi yeterli görmedik, resmi bir kuruluştan almayı da istedik ve TSE’ye müracaat ettik ve 2015 yılında belgemizi almaya hak kazandık. Şu anda Türkiye'de sadece 12 üniversitenin bu belgesi var. Sadece bir birime değil, tüm üniversiteye aldık biz bu belgeyi. 2018 yılında da bu belgeyi yenilemiş olduk. Çünkü her 3 yılda bir kontrol ediliyorsunuz. Bu belgeye hak kazanmışsanız dahi durumunuz iyi değilse belgeyi tekrar vermiyorlar. 2021 yılına kadar belgemize sahibiz. Bunun anlamı, bir günün diğer günden iyi olmasıdır, bunun anlamı her gün gelişim her gün gelişimdir.” 

-“İNSAN KAYNAĞI VE TESİS GÖSTERİŞ İÇİN DEĞİL HİZMET İÇİN OLMALI”

İnsanların ve yapıların ortaya konacak hizmetler için önem arz ettiğini, gösteriş amacıyla var olmamaları gerektiğine vurgu yapan Gönüllü, “İnsan kaynağının iyi yönetilmesi gerekiyor. İnsanların sayısından ziyade bu insanların çalışma performansları önem arz ediyor. Akademisyen ve idari personelin olması sadece görüntü için olmamalı, bu personellerin halkımıza, öğrencilerimize daha iyi hizmeti sunmalarıdır esas olan. Dolayısıyla, bir kurumda belli bir başarıdan söz edebiliyorsanız o kurum içinde mutlak surette bir ahenk vardır, bir emek vardır, bir  fedakarlık vardır''dedi.

Gönüllü, üniversiteye birçok fiziki mekan kazandırdıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

''Elbette bu sosyal alanları, spor tesislerini, bina ve kültürel alanları sadece görüntü olsun diye inşa etmedik. Öğrencilerimize, çalışanlarımıza ve tüm Adıyaman halkına daha iyi şartlarda hizmet sunmak için inşa ettik. Bizim işimiz, önceliğimiz eğitim-öğretim. Bu güzel şehrin insanları her şeye layık. Devletimizin sunduğu imkanları en iyisini inşa ederek hizmete sunduk. Bakın çok donanımlı bir laboratuvarımız var, donanım itibariyle Türkiye'deki merkezi laboratuvarlar içinde çok önemli bir noktada. Bunu, öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz daha iyi şartlar altında çalışma imkanı bulsunlar diye inşa ettik. Çünkü, laboratuvar bilimin başat ögesidir. Yine ilimizin en güzel camilerinden biri üniversitemizde, bu güzel imkandan tüm halkımız istifade edebiliyor. Fiziki yapılanma, sosyal mekanlar, spor tesisleri ve kültürel mekanlar anlamında önemli bir noktaya geldik. Bundan sonra da araştırma ve geliştirme konusunda daha iyi bir noktaya gelmeye çalışacağız. Gelişmiş ülkeler nasıl yapıyorsa biz de yapacağız. Öğrencilerimizi gelecek çağlara hazırlayacağız.''

-“EN GÜVENİLİR ÜNİVERSİTELERDEN BİRİ OLDUK”

Adıyaman Üniversitesinin akademik birimler açısından oluşumu tamamlamış bir üniversite haline geldiğini, ayrıca araştırma, geliştirme ve laboratuvar konusunda da ülkemizdeki en güvenilir üniversiteler arasında yer aldığını belirten Gönüllü, “Akademi dediğimiz şey genel olarak yıllar veya yüzyıllar geçtikçe değişen kurumlardır. Biz gönlümüzü verdik bu üniversiteye. Umudumuz ve duamız odur ki yüzyıllar boyunca bu müessese devam eder. Toplumun ihtiyaçlarını fark edecek ve onlara göre o cevapları sunacak şekilde yıllarca Adıyaman’ın bir rehberi olur İnşallah. Göreve başladığımızda üniversitemizde  2 enstitü 2 fakülte 3 yüksekokul vardı ve araştırma merkezi de iki taneydi. Uygulama Araştırma merkezi sayımız şu anda 15 oldu. İyi ve donanımlı merkezler kurduk. Bunun en güzel örneği de Validasyon konusunda yani gerçeğe en yakın sonuç çıkarma anlamında Türkiye’deki üniversiteler arasında birinci sırada yer aldık.  Bu bizim güvenilir bir üniversite olduğumuzu gösteriyor. Ortam ve donatımın yeterli olması, ayrıca personelimizin kalifiye olması bu güzel sonuçları doğurmuştur. Allah’a şükürler olsun” dedi.

-“SANAYİCİ ÜNİVERSİTEDEN YARARLANMALI”

Adıyaman’da sanayi konusunda yeteri kadar girişimin olmadığının, ARGE çalışmalarının yeterli düzeyde yapılmadığının da altını çizen Gönüllü, sanayicilerin üniversiteden istifade etmesi gerektiğine dikkat çekti.

Gönüllü, “Şehrimizde ne yazık ki yeteri kadar sanayi girişimi yok, ARGE çalışması yok. Halbuki sanayiciler üniversiteden faydalanmaya çalışırlarsa daha güvenilir sonuçlar ortaya çıkacağını düşünüyorum. Hem daha kaliteli ürün hem daha kaliteli hizmet ortaya çıkar. Biz her zaman sanayicilerimize karşı açığız. Bunu hep söyledik. Ancak çok fazla gelen yok maalesef. Bunlar ülkemizin varlığıdır ve hükumetimizin iltifatıdır. Binalar kurulmuş, cihazlar ve insan gücü eklenmiş.  Faydalanmak gerekir. Ben Türkiye’de emsali olmayacak nitelikte bilimsel araştırmalara önem verdim. Başarımız da rastlantı değil” dedi.

-“ÖĞRENCİLERİMİZİN İSTİHDAMINA KATKI SUNACAK BÖLÜMLER AÇMAYA DEVAM EDİYORUZ”

“Evlatlarımız bizlere emanet...” diyen Gönüllü: “ Biz öğrencilerimizin, yani geleceği oluşturacak olan kuşakların kendi ayakları üzerinde duracak özellikleri kazanmasını istiyoruz.” dedi.

Eğitim-öğretimin hakkının verilmesi gerektiğini belirten Gönüllü: “ Çalışmaktan başka yollar üretmemeliyiz. Çocuklarımız zorluğa dayanır olmalıdır. Zorluklara mukavemet gösteren nesiller yetiştirmeliyiz. Para pul, gurur, isim değil, evlatlarımıza onlarla birlikte kalacak zorluklarla boğuşmak, dayanma gücünü kazandırabilmek ve bu doğrultuda onları yetiştirebilmek...O nedenle binlerce insanı doldur boşalt yapıp mezun etmek doğru değil. Yörenin insanına, milletine sahip çıkacak, kültürünü özümsemiş, ülkesini ve milletini seven, çalışmayı hayatının merkezine koymuş nesiller yetiştirmemiz her zaman önceliğimiz olmalıdır.” dedi.

-“KÜLTÜR ELÇİSİ ÜNİVERSİTE OLDUK”

Türkiye’nin yedi bölgesinden öğrencilere ev sahipliği yapan Adıyaman Üniversitesinin bir nevi kültür elçiliği görevini de üstlendiğini belirten Gönüllü: “Her bölgeden öğrencilerimiz var. Birlik ve beraberlik ortamı üniversitemizde mevcut. Üniversiteye gelen misafirlerimize, öğrencilerimize Adıyaman'ımızı, kültürümüzü iyi anlatabilmeliyiz, ilimizin güzelliklerini bu insanlara gösterebilmeliyiz. Demek ki üniversitemiz bu anlamda kültürleri aktarma merkezi görevi de görüyor.  Öğrenci sayımızın artması hepimizin arzusu. Burada okuyan, burada yaşayan öğrencilerimiz memnun oldukça, mutlu oldukça bu insanlar gitmiş oldukları bölgelerde ilimizi, üniversitemizi anlatacaklar ve böylelikle üniversitemiz daha da büyüyecek.” dedi.

-“7 YILDA KAPALI ALAN 5,7 KAT, TOPLAM ALAN 2,4 ORANINDA ARTMIŞTIR“

Adıyaman Üniversitesinde göreve başladığı 2011 Mayıs ayından bu yana gerek kapalı alan, gerek spor ve sosyal tesisler gerekse de yeni binalar yapılmasında önemli atılımlar yaş gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Gönüllü: “Kapalı alan 5,7 kat, toplam alan 2,4  kat artmıştır. Sosyal alanda 4,6 kat, spor alanında 8 kat, çimlendirme alanında 5 kat, ağaçlandırılan alanda 27 kat artış sağlanmıştır. Özellikle ağaçlandırma konusunda çok hassas davrandık. Tabiat aşığı bir kimseyim. Bu ağaçlar tam anlamıyla büyüyüp serpildiğinde muhteşem bir görünüm kazanacak üniversitemiz. Şu anda üniversitemizde karbon salınımı yok, çünkü yeşil bir üniversite haline geldik. Üniversite külliyesi içinde 40 bine yakın ağacımız var. Şu an zeytin ağaçlarına yöneldik. Zeytin fidanları dikiyoruz, bir gün bu zeytin ağaçları ürün verecek, bu ürünleri bir akara dönüştürüp Adıyaman Üniversitesi Vakfına hibe edeceğiz İnşallah. Adıyaman Üniversitesi Vakfını önemsiyoruz. Bu yıl vakıf olarak, üniversitede maddi durumu yetersiz olan öğrencilerimize burs vermeye de başladık. Burada en çok üniversitemiz personeline teşekkür ediyorum. Çünkü vakıf olarak bizlere destek oldular, böylelikle gelecek kuşaklara da sahip çıktılar. Vakfı, üniversitenin sigortası olarak kurdum. Çok şükür muvaffak da olduk.” dedi.

-“YATIRIMLARIMIZ DEVAM EDECEK”

Yatırım konusunda kamulaştırma ve altyapıya büyük önem verdiklerini, yayın alanında da çıtayı oldukça yükseğe çıkardıklarını belirten Gönüllü, “Allah'a şükür bina yapımlarının yüzde 71’ini, altyapının yüzde 67’sini gerçekleştirdik. Kamulaştırma yaptık. Yüzde 82 kamulaştırma yaptık.  Yüzde 64 oranında büyüdük. Yayın alanında da yüzde 81 büyüdük. 105 bin kitabımız var. Yüzde 85 oranında makine teçhizat almışız. Nihai yatırımın da yüzde 76’sını biz yapmışız. İnşallah yatırımlarımız artarak devam edecek.” dedi.

-“7 PROGRAMDA DOKTORA YAPILIR OLDU”

“Üniversitemize doktora da yapılır oldu” diyen Gönüllü: “ 7 programda doktora imkanı sunabilmek çok önemli. Üniversiteler için yüksek lisans ve doktora çok önemlidir, özellikle de doktora daha da önemli. Bizim dönemimizde birçok bölümümüzde ve ana bilim dalımızda yüksek lisans ve doktora açma imkânına eriştik. Bu da ülkemizin ve ilimizin akademisyen ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynamaktadır." dedi.

-“HALKA AÇIK ÜNİVERSİTEYİZ”

Adıyaman Üniversitesinin sosyal ve sportif alanlarının Adıyaman halkının hizmetinde olduğunun altını çizen Gönüllü: “Üniversitemiz halkımıza açık. Fırınımız, ADYÜ Kale, Minyaman Çarşısı, halı sahalarımız, spor tesislerimiz, camimiz halkımızın hizmetine açıktır. Tartan piste, atletizm alanına ve olimpik havuza sahibiz. Son olarak Yaşayan Kültürel Hazine Müzesi ismini verdiğimiz alanda görünen ve görünmeyen miraslarımızı kaydediyoruz. Orası bir araştırma merkezi görevi de görüyor. Adıyaman kültürünü geleceğe taşımak adına elimizden geleni yapıyoruz. Ayrıca doğal göl çalışması başlattık. Tabi su olan alanda yaptık. Kışın su biriktirip yazın harcıyoruz. Bunun yanı sıra çok güzel bir kütüphane projesi yaptık. Örnek bir proje oldu. Bu projede, kütüphaneye kitap almak için gelen kişiler kitapların işlendiği alanla hiç temasta olmuyorlar. Asansörle istedikleri kitap geliyor ayaklarına ve kitaplardan bu şekilde istifade ediyorlar.” dedi.

-“YENİ PROJELERİMİZ VAR”

“Çok sayıda projemiz var” diyen Gönüllü, hayalinin bu projeleri de hayata geçirmek olduğunu söyledi.

Gönüllü: “ Bunlar Yapı İşleri Daire Başkanlığının raflarında bu projeler mevcut. Turizm uygulama otelinin iki kat ilave projesi var. Bunların dışında Sosyal Bilimler MYO’nun projesi duruyor. Teknik bilimler MYO’nun ikinci etabı var. İslami İlimler Fakültesi, İktisadi ve İdari İlimler Fakültesi ve Turizm Fakültesinin ikinci binalarının projeleri var. Ayrıca BESYO binası, kerpiç ev projeleri var. Geleneksel özellikleri yansıtacak şekilde yapmak istiyoruz.” dedi.

-“ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME BİZİM İŞİMİZ”

ARGE konusunda eksiksiz bir üniversite inşa edildiğinin altını çizen Gönüllü, makine, materyal konusunda da herhangi bir sıkıntının yaşanmadığını sözlerine ekledi.

Gönüllü: “Alet çalışır el övünür derler. Alet olmadan iş olmaz. Araç lazım. Araştırma için modern araçları kullanmak gerekir. Bu manada özellikle merkezi laboratuvarımızı çok önemsedik. Çok önemli cihazlar aldık. Bunun dışında gerek fakültelerin gerekse ana bilim dallarının atölyelerini ve laboratuvarlarını donatmaya gayret ettik. Çalışanlarımızı desteklemek için elimizden geleni yaptık. TTO’yu (Teknoloji Transfer Ofisi) kurduk.” dedi.

“TOPLUMA HİZMET VERİYORUZ”

Adıyaman Üniversitesinin topluma hizmet noktasında önemli yatırımlara imza attığını belirten Gönüllü: “Adıyaman’ın kendisi üniversitede. Nemrut ve Perre’yi yaptık. Adıyaman Çarşısını yaptık, hem de bu çarşının tarihini yazdık. Yaşayan Kültürel Hazine Müzesinin içine Adıyaman tarihini Evliya Çelebi’nin dilinden yazdık. Halkımızın Adıyaman kültürünü tanıması için Adıyaman Üniversitesini gezmesi lazım. Müze binamızda ilgili hocalarımız ve talebelerimizin destekleriyle Adıyaman’a ait görünmeyen varlıkları servis edip tanıtıyoruz.” dedi.

-“SOSYAL MEDYANIN BU KADAR ZARARLI OLDUĞUNU BİLMİYORDUM”

İnternetin fayda ve zararları ile ilgili gerçekleştirdiği bir münazarada internet bağımlılığın zararlarını anlattığını, ancak zararının bu kadar fazla olabileceğini düşünmediğini belirten Gönüllü, gençlere tavsiyelerde bulundu.

Gönüllü, “Zararlı olduğunu bildiğim için zararlı olduğunu anlatmaya karar vermiştim. İnternetin zararlarını eksik bile anlatmışım. Genel itibarıyla internet artık herkesin elinde var. Bebeğin önünde dahi tablet var. Tabi bu tabletin arkasında kimler var? Elbette bilgilenmek güzel, çünkü internet çağındayız. Başlarda öyleydi ancak her şey değişti. Şimdi o tabletin arkasında bilgi perdesinin arkasında birileri var. Bunlar seçici davranıyorlar. Belli bir havuzda ,istedikleri bilgiyi servis ediyorlar insanlara.  Endişem şudur ki; çok fazla müptela olan, bağlanan, internetteki gibi düşünen nesillerin oluşmasıdır. Çocuklar anne babalarıyla zaman geçirmiyorlar. Yemekte bile birlikte değiller, birbirlerine aktardıkları bir şey yok. Buna dikkat çekmek istiyorum. Yapay zeka her yere giriyor. Bunun dışında biz günlük hayatta kolaycılığa kaçıyoruz, düşünüp zihnimizi zorlamıyoruz. Bir soru olduğu zaman hemen internete soruyoruz. Düşünmeden iş yapan insan, et yığınına dönüşür. Düşünmeliyiz. Yani internet inanışları, internete biad etmiş topluluklar olma ihtimali beni hakikaten korkutuyor.” dedi.

Gönüllü, Öğrencilere Tavsiyelerde Bulundu

Konuşmasının sonunda öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Gönüllü, çalışmadan istenemeyeceğinin altını çizdi.

Gönüllü: “Önemli olan öğrencilerimizin kendilerini geliştirmeleri. Rehavet içerisinde olmasınlar. Kendilerini keşfetsinler. Her insan bir zenginliktir, Yaradan her insanı farklı bir model olarak dünyaya gönderiyor. Yaradan’a karşı vecibelerimiz var. Bu vecibelerimizi yerine getirmemiz gerekiyor. Çalışmadan istemek olmaz. Çalıştıklarımızı birbirimizle paylaşacağız. Hem paylaştıkça bu bilgilerin bereketlendiğini de görürüz. Gelişmiş toplumlar birbirileriyle uyumlu olan, işlerini sürekli ileri götüren toplumlar oluyor. Gelişmeyen toplumlar ne yazık ki sadece birbirleriyle uğraşıyorlar. İnsan kendiyle uğraşmalı. İnsan öncelikle kendini değil de başkalarını görüyorsa ortada bir olmamışlık vardır. İnsan çalışacak, emek verecek, gerisi Allah’ın takdiri.” dedi.



Bu haber toplam 1209 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ
NÖBETÇİ ECZANELER

Bu Gece Kahta'da

Nöbetçidir.


GAZETELER
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Kahta Gerçek Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.